Kişisel web sitesi

Eşref Armağan; O bir ressam, o bir sanatçı, o bir kör, o bir teşekkürlü!

Mart 5th, 2008 Gönderildi Genel

Bir gün, değerli bir arkadaşımın gönderdiği mail ile tanıdım Eşref ARMAĞAN’I.

Başlık da kör kelimesini bilerek ve isteyerek kullandım, bu sevgili Eşref ARMAĞAN ve diğer “görme özürlü” insanlarımıza karşı düşüncesizce yazılmış bir kelime değil aksine bilakis aşağıda nakledeceğim görüşlerimden dolayı bir konuya dikkat çekme unsurudur.

Yakınlarda değerli bir arkadaşım Eşref ARMAĞAN ile ilgili, video içeren bir mail gönderdi.
İlk izlediğim de “gözlerime inanamadım”. İngilizce hazırlanmış bir belgesel den alınan bu görüntüler ve yaptığım araştırmalar beni derin bir tefekkür’ün içine soktu.

Doğuştan gözleri görmeyen ressam Eşref ARMAĞAN‘IN biyografisini buradan okuyabilirsiniz.
İngilizce hazırlanmış Eşref ARMAĞAN resmi web sitesine ise buradan erişebilirsiniz.
Sözünü ettiğim belgeselin bir bölümünü buradan izleyebilirsiniz.

Şimdi gelelim böyle bir sanatçı için ve sanatçı olmayan diğer “görme özürlü” insanlarımızı rencide edebilecek “kör” kelimesini kullanma nedenime.

Toplumumuz da;

Kör olana = Görme özürlü, görme engelli, ağma veya kör,
Sağır olana = Duyma özürlü, duyma engelli, sağır,
Vücudu sakat olana = Bedensel özürlü, bedensel engelli gibi tabirler kullanılıyor.

Çok düşündüm, kör, sağır, dilsiz ve sakat olanın “özrü kime”?

Bu “özürlü” kelimesi onların sağlık durumlarından dolayı toplumda zikredilirken belki de sakat kelimesi yerine daha uygun bir kelime gibi gelse de aslında çok da yerine oturmayan bir kelime gibi duruyor.

Engelli kelimesi de aynı şekil de, durumu izah etmede daha yumuşak gibi görünse de içinde derin anlamlar var.
Ben Eşref ARMAĞAN’IN bu başarısını, hayata bağlılığını, ve tüm “özürsüz ve engelsiz” insanlara bir ders olacak eserlerini düşündüğümde, onu anlatmak için hangi kelimeleri seçeceğimi şaşırdım.

Görme özürlü desem ben görüyorum ve gördüğümün resmini çizemiyorum, gördüğüm halde çizemiyorum, ben kimseye özür dilemiyorum da bu durumda olan insanımız kimden özür diliyor?

Görme engelli desem ben görüyorum ve engelsizim de ortada bir engelim yokda bir resim çizmek den acizim, Eşref ARMAĞAN’IN engeli nerede?
Kör desem, körlük bir hakaret sıfatına bürünmüş, bir birimize en küçük bir dikkatsizlik de kör müsün diyoruz. Körle yatan şaşı kalkar gibi abuk subuk deyimlerimiz çok ca kullanılır olmuş?

Gözleri görmeyen bir insan için sanırım âma yada “ağma” demek daha yerinde ama unutulmaya yüz tutmuş.
Sakat desek direkt hakaret gibi algılanacak, biz sakatlığı kafandan sakatlık ya da dalga geçmek için kullanır olmuşuz!

İşte böyle Eşref Armağan ve onun gibilerin hayatlarında ne bir özür, ne bir engel görüyorum. Eğer bir engel varsa o da “engelsizlerin” bencillikleri yüzünden hayatı bu şekilde yaşamaya mecbur olan insanların önlerine koyulan engeller olduğunu düşünüyorum.

Ben Eşref Armağan’ın eserlerine ve hayatına baktığımda, ona sadece teşekkür ediyorum.

Herkes’in sınavı bir değil, herkesin soruları aynı değil bu hayat sınavında. Her sorunun puanlaması da eşit değil, kimisine 100 soru 1 puan kimisine 10 soru 10 puan.

İbret almak! Ben ibret aldım, bana bu ibreti almama yardımcı olan durumumu hatırlatan Eşref bey’e teşekkür ediyorum.

Meseleye farklı bir açıdan yaklaşıp sizleri de düşündürmek istedim.
29 senemi sağlık içinde yaşatan ve bir şeylerin değeri kaybetmeden hatırlatan Allah’ıma hamd olsun. Hamd yalnızca âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.

Yorum göndermek için giriş yapmalısınız.