Deutsche Telekom Türkiye distribütörleri. Call Center işi yapanlar, dolandıranlar, dolandirilanlar, Freenet, arcor, abo, çağrı merkezleri ve akıbetleri.
Haziran 27th, 2008 Tarihinde Gönderildi call center | No Comments »Çok değil bundan birkaç sene önce bir Deutsche Telekom çılgınlığı her yanı sarmıştı.
Almanya’dan suç işleyerek, değişik nedenlerle Almanya’dan atılmış ne kadar Türk varsa, geldiği bu anavatan Türkiye’de adam gibi bir iş de çalışmak yerine nerde kolay para kazanabilecekleri bir iş varsa, nerde insanları kolaylıkla dolandırabilecekleri bir sektör varsa o işleri seçtiler.
Genelleme mi yapıyorum? Evet geneli zaten öyle.
Piyasada çok değişik dolandırıcılık usulleri mi var? Biz bizim sektörümüzü ilgilendiren kısmını inceleyelim.
Alman Telekom, freenet, arcor vb gibi ne kadar şirketin ürünlerinin distribütörlüğünü aldığını iddia eden üçkâğıtçı varsa, bir çoğu ile bir şekilde tanışma ve hayatlarını inceleme fırsatı buldum.
Adamların geneli, yalancının, dolandırıcının, üçkâğıtçının onursuzun önde gideni sıfatına sahip.
Çünkü, Türkiye de ki bir çok vatandaşımızı, Alman Telekom ve benzeri gibi şirketlerin Türkiye Distribütörü olduğunu iddia edip kandıran bu kişiler, asla Alman telekom’un ana , alt yada bir alt distribütörü olmadılar.
Alman Telekom’a resmi başvuru yapıp edindiğim bilgilere göre, Türkiye de distribütörlük iddiasında bulunan bu kişiler, Alman Telekom’un ince eleyip sık dokuduğu dağıtım kanallarının dış kapısının tokmağı diye ancak nitelendirilebilirdi. Bayisinin bayisinin bayisinin alt bayisi şeklinde.
Peki sorun nerde? Adamlar sözde küçük bir yalan söylüyorlar! Masum bir yalan!
Hayır efendim, olayın iç yüzü öyle değil, zaten Almanya dan sabıkalı bu vatandaşlar, Almanya’ya zarardan başka hiçbir şey vermedikleri için Almanya dan atılmış yada atılmayanlar da korkularından gidemedikleri için geri dönemeyen bu kişilerin zararı ülkemiz için çok büyük.
Yalanın büyüğü küçüğü olmaz!. Ticarette masumu da olmaz.
Şöyle ki;
Kimseyi dolandırmadan kendi adına Call Center yani çağrı merkezi açıp Alman Telekom aboneleri aranıyor ve biz alman Telekom vs den arıyoruz diyerek Almanya da ki müşteri Türkiye den aranıyor ve bir şeyler satılmaya tarifeleri değiştirilmeye çalışılıyor.
Sıkıntı şurada, bu vatandaşlar kimseyi dolandırmasa, kendi personeline alman vatandaşa yanlış bilgi vererek dolandırtıyor, ya da, personelinin sattığı ürünlerden komisyon almasın diye, kendi personelinin bile satışlarını çalma yoluna giderek günlerce aylarca emek veren o kişilerin alın terini çalıyor.
Bunlar en zararsızları. Birde piyasayı ben distribütörüm diye gezerek insanları kandıran, kendine ortak eden, ya da onlara çağrı merkezi kurdurtup, kurulum ve eğitim masrafları altında on binlerce Euro paralarını alan, ve kandırdığı bu kişilerinin satışlardan alacağı komisyon için katlandığı on binlere varan iş yeri giderleri ve eleman maaşlarını hiç düşünmeden yaptıkları kalleşçe, aşağılıkça bir davranış daha var.
Ey xxx call center’ım derler, senin yaptığın 300 adet satış vardı ya onaylanan, işte o satışların 150 si iptal oldu, şıtor no oldu derler :) Okunduğu gibi :)
Bunun gibi onlarca çağrı merkezi sahibini aynı anda kandırırlar, birinden 50 paket diğerinden 150 paket derken ay sonunda yüz binlerce haram parayı kasasında tutarlar.
Çağrı merkezinin hepten bu işi bırakmaması için tüm satışlarının iptal edildiğini söylemezler, üç beş kuruş bırakırlar ama onun parasını da süründüre süründüre verirler.
Birkaç ay sıkıntı çeken bu çağrı merkezi sahibi, dişini sıka sıka bakar ki dişleri elinde kalmış.
Tabi sonunda kapatma kararı alır, kapatır gider, yada sürünmeye devam eder.
Sözde distribütör’ün umurunda bile değildir. O başka kişileri kandırıp, çağrı merkezi kurulumundan, iptal edildi diyerek kandırdığı yeni satışlardan zaten yolunu bulacaktır!
Birde Bu dolandırıcı distribütör ile anlaşmış dolandırıcı çağrı merkezi call center sahipleri ve yöneticileri vardır.
İşe Almanya’dan atılmış, iyi almanca bilen ek gelir isteyen vesaire kişileri alırlar, küçük bir eğitim, satışlardan yüzde tablosu ve bir zenginlik edebiyatı ile insanlar etkilenir :)
Bir çağrı merkezinde bu şekilde onlarca kişi çalıştırılır. Bunun gibi Türkiye genelinde yüzlerce çağrı merkezi vardır küçük küçük.
Almanca satış yaparak çok zengin olacağını zanneden bu vatandaşlar, ilk hevesle satışlara asılır, satar, satar, satar, kendini parçalar.
İş yeri yöneticileri başını okşar, tebrik eder, özendirir, her şey normal.
Ama bu personel bir de bakar ki, iptal edilen satışları git gide artıyor, ve kuru çok az olan maaşının yanında bu satışlarla kurduğu zenginlik hayalleri birden suya düşer.
Çünkü çağrı merkezi sahibi, sözde distribütör ile anlaşıp agent ekranı denilen web sitesinde ki satışların çok büyük bir bölümünün iptal edildiğini gösterirler ve bu satışları başka bir kanaldan vererek parasını yerler, haram parasını! Elemanının alın terini!
Bu eleman bu kurtların içinde kuzudur. Dayanmaya çalışır, işi öğrenebildiyse, sponsor J arayışlarına girer. Nasıl olsa enterasan bir iş birilerini kandırıp parasını alıp çağrı merkezi kurabilecektir. :)
Neyse dolandıracak birilerini bulur, yaptığı masrafları şişirir, faturada vs de anlaşır, çağrı merkezi açılır, iş yapmaya başlarlar ve zamanında ona yapılan şeyleri şimdi o kendi personellerine ve ortağına sponsoruna yapmaktdır :)
Bu kısır döngü sürer gider.
Nerden nereye?
Yukarıda ki yazmış olduğum olaylar tamamen tanıdığım distribütörler, onların çağrı merkezleri, çağrı merkezlerinin elemanları, ortakları ve onların kurduğu çağrı merkezleri elamanlarını izleyerek yapmış olduğun tespitleri anlatır.
Türkiye de ki Outbound Call Center olayı şimdilik budur.
Çok ciddiyim, Almanya’da onlarca yıl yediği ekmeğe hıyanet eden bu düzenbazların burada Ülkemde kendi insanına ne faydası dokunabilir ki.
Adam kronun önde gideni, kimisi yakadan paçadan kıllar taşmış, kimisi iyi giyimli, çaldığı paralar ile alem yaptığı her halinden belli, hatta utanmadan Alem teklifleri bile yapabiliyor. Kimisi de bu işleri yapacağını zannederek aylarca kendi ortağını dolandırıyor.
Akıcı almanca ile birisi size gelip, peş peşe 500 kelimeyi soluk almadan sıralayıp sizde hönk derseniz , o da size aaa bumu diye outbound call center işi anlatırsa sakın inanmayın J))
Birde yıllarca telekomünikasyon işinin içinde olmuş, okulundan diplomasını almış ama bu üçkağıtçılar ile iş birliği içinde olan Telekom firmaları, yöneticileri var ki yazıklar olsun onlara.
Bir sene alman Telekom dan direkt ve resmi distribütörlük alacağını iddia edip de aylarca bizi oyalayarak bir baltaya sap olamamış, hala sözüm ona distribütörlük aldığını iddia eden eski bir üçkağıtçının önde gidenini tanırım.
Beni ve çizgimi yıllardır yakından takip edenler de tanırlar :)
Bir şekilde beni bulup da, bana çağrı merkezi alt yapısı kurar mısın diyen bir çok kişiye çağrı merkezi kurdum.
Kendime çağrı merkezi açmadım, kimseyle ortak çağrı merkezi işine de bu zamana kadar girmedim.
Kimseye distribütörlük yapmadım, paketini iptal etmedim, ettirmedim
Hani aklınıza bir şey gelmesin diye yazıyorum.
Yakında kendi çağrı merkezimizi açıyoruz ama bu kurtlarla değil, Türkiye de Türkçe proje ve sadece kendi ürünlerimiz için.
Not: Birde bu vatandaşlar, öyle düsürt olduklarını iddia ederler, verilmiş sözün, haram loklamın, dürüsütlüğün, kendilerince öyle önemli olduklarını iddia ederler ki, içinizden tüm mal varlığınızı eline teslim etmek gelir :))
Bir keresinde böyle bir ditribütör benden rndevu alıp tüm geçmişini, oynadığı oyunları, alt yapısını ve almanya da kimin en alt bayisi olduğunu bildiğimi, bilmeden bana bunlardan bahsetmişti :)
Tebessüm, tebessüm, tebessüm :)) Yüzüne sen busun mu denir? Ama ben dedim ve kıpkırmızı olmuştu. En azından utanma duygusu kalmıştı.
Saygılarımla
Suat COŞKUN



